Yahudilerin açılma ihtimali yok

Sorunların asıl kaynağı İslam ümmetinin dağınıklığıdır

Kudüs’ü anlattı

 

Geçtiğimiz günlerde İslam’ın ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa ve Kudüs ziyaretini değerlendiren Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, Kudüs’ün kalbinde iman olan her Müslümanın kanayan yarası olduğunu söyledi.

 

2017 yılı Nisan ayında Belediye Meclisi tarafından üyelerin oybirliği ila aldıkları karar sonrasında ziyareti, Aralık ayında gerçekleştirdiklerini hatırlatan Başkan Polat, açıklamasının başında Kudüs’ün 9 Aralık 1917 tarihinde savaşmadan teslim edildiğini söyledi. Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat Kudüs’ün teslim edilmesinin 100 yılına rastlayan tarihte gezilerini gerçekleştirdiklerini ifade eden Polat, “Ecdadın 100. Yıl sonra teslim ettiği yerlerde olmak, o kutsal mekânları ziyaret etmek ve Filistinli kardeşlerimizle birlikte olabilmek için 7-10 Aralık arasını planladık. Bunu da 4’üncü ayda planladık. Tabi tam 6 Aralık’ta da Kudüs’le ilgili alınan kararı deli saçması bir karar olarak değerlendiriyorum. Çünkü biz Kudüs’ü teslim ettikten sonra Kudüs 30 yıl mandayla yönetiliyor. 1947 BM’ler kararlarına göre de Kudüs BM’nin gözetiminde herhangi bir devlete bağlı olmadan özerk bir yapı şeklinde tanımlanmış bir alan. Ve hiçbir zaman burası İsrail’in sorumluluğuna da girmemiş. Fakat İsrail’in işgali altında bir bölge. Bu çerçevede İsrail daha sonra 67 savaşlarından sonra kendi kendisine Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğunu ilan ediyor. Bunun bir hukuki karşılığı ve bir değeri yok. Ziyaretimiz Trump ‘Biz Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyoruz’ diye bir açıklamasına denk geldi” şeklinde konuştu.

 

Dünya’da infialle karşıladı

 

Polat, “Tabi bu açıklama sadece Filistin’de sadece Müslümanlar arasında değil dünyanın bütününde bir infiale yol açtı. Başta Avrupa olmak üzere dünyanın dört bir tarafındaki ülkeler bu karara karşı tepki gösterdiler. Bu karara karşı meydanlarda bir infiale neden oldular. Dünyanın dört bir tarafındaki şehirlerde bu karar protesto edildi. Bu karar Filistin’de hala protesto ediliyor. Şehitleri var. Filistinli kardeşlerimiz korkuyu korkutmuş. Artık onlar korkmuyorlar. Çünkü İsrail canlarını almış, evlerini yıkmış, sürgün etmiş. Onlara yapacağı başka bir şey yok. Filistinliler de ‘Bana yapacağın bir şey yok, ben buradayım ve senden korkmuyorum’ diyor ve gerçekten de öyle davranıyorlar. Nitekim direnişin sembolü olan küçük çocuğumuz 14 tane İsrailli askerin etrafında. Bu nasıl bir vahşet, bu nasıl bir terör, bu nasıl bir alçaklık, bu nasıl bir korku? Korkan onlar. Bundan sonra da korkmaya devam edecekler inşallah. Doğrusu Müslüman ülkelerin, İslam İşbirliği Teşkilatının böyle bir gündemi yoktu. Türkiye de şu an teşkilatın dönem başkanı. Bu haksız karara karşı aslında İslam İşbirliği Teşkilatı da haklı olan kararı verdi. Ve Kudüs’ün doğusunu Filistin’in başkenti olarak tanıdılar. Bu çok önemli bir adımdı. Kudüs’teki, Filistin’deki kardeşlerimiz gerçekten umudunu bize bağlamışlar. Türkiye’ye bağlamışlar. Ve orada bize yaka kartlarıyla gezmemiz söyledi ve yaka kartlarımızda da Türk bayrağı var. Türk bayrağını görünce hemen karşıdaki İsrail askerlerinin bize karşı saygılı olduklarını gördük. Dikkatli bir vaziyette bize yol verdiklerini gördük. Filistinli kardeşlerimiz de bayrağı gördükleri zaman el işareti yapıp ‘Tayyip Erdoğan, Tayyip Erdoğan, Türkler’ şeklinde işaret yaptıklarını gördük. İnanılmaz bir şekilde Cumhurbaşkanımıza karşı bir sevgi seli, izahı olmayan bir sevgi var. Biz artık onların umudu olmuşuz. O yüzden de Kudüs’e karşı duyarlı olmamız lazım. Ziyaret edebilecek insanlarımızın Kudüs’ü ziyaret etmesi lazım. Çünkü orası kutsal mekanlarımızdan birisi” dedi.

 

Sadece Suudi Arabistan değil, bugün İsrail’in bu şekilde fütursuzca, hesapsızca, kontrolden çıkmış bir şekilde hareket etmesinin temelinde İslam ümmetinin dağınıklığı var. Biz dağınık olduğumuz için, biz zamanı yakalayamadığımız için. Yoksa 7-8 milyonluk bir Yahudi milleti orada ve hiçbir yere açılma alanı yok, bu şekilde hareket ediyorsa bu bizim acziyetimizden kaynaklanıyor. İslam ülkelerinin başlarındaki liderler, halkların menfaatini, ümmetin menfaatini, örneğin Arap ülkeleri Arap halklarının menfaatini düşünmüyorlar. Onlar sadece kendi iktidarlarını düşünüyorlar. Amerika ve İsrail’in uşaklığını yapıyorlar. Birçok İslam ülkesi üzerindeki bazı ülkelerin bu şekildeki yönetimlere sahip olmaları tabi ki gücümüzü zaafa uğratıyor. Ama inşallah gelecek günler kesinlikle bu ümmetin olacak. Güzel günler bizim olacak. Kudüs’e sahip çıkmamız lazım” dedi.

 

Gazze açık hava hapishanesi

 

Başkan Polat, “İsrail bir terör devletidir. Hukukun olmadığı, kabile düzeninin olduğu, kuralın olmadığı, terörün hakim olduğu bir devlettir. Bunun bir altını çizmemiz lazım. İsrail Filistin topraklarının hepsini duvarlarla çevirmiş durumda. Bu topraklardan dışarıya giriş-çıkış tamamen İsrail’in iznine bağlı. Sadece insan giriş-çıkışı değil mal giriş-çıkışları da İsrail’in gözetiminin altında. Fakat buralardan öte bir de Gazze var. Dünyanın bir yarasıdır. Gazze bir açık hava hapishanesi şeklinde. Oralara giriş-çıkışlar da yasak. İsrail Gazze’yi tamamen abluka altına almış, hiç kimsenin giriş ve çıkışına izin vermiyor. Filistinli kardeşlerimizin anlattığı bir olayı anlatayım. Gazze’de hasta bir çocuğun Gazze’den dışarıya çıkması ancak dedesi veya ninesiyle olabiliyor. Çocuğun babası ve annesiyle çıkması yasak. Eğer bir çocuğun dedesi ve nenesi yoksa da çocuk orada ölüme mahkum olacak. Gazze bu şekilde abluka altın ve resmen açık hava hapishanesine çevrilmiş. Bundan daha öte terör olmaz. Batı Şeriya bölgesinde abluka nispeten daha hafif. Filistin bölgelerine izinle gidebilirsiniz. Gözetimle gidebilirsiniz. Sanki bir ülkeden bir ülkeye gidiyormuş gibi kontrolle gidiyorsunuz. Öyle bir katı durum var. Türkiye vatandaşı olarak bizim geçiş üstünlüğümüz var. Bu da bizim ülkemizin dünya üzerindeki gücünü gösteriyor” dedi. Haber-Foto: Hanifi Evren-A.Vahap Kaygusuz

Yorum Gönder