Din düşmanlığı yapıyorlar

Diyanet-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Engin, bazı grupların İlericilik kisvesi adı altında din düşmanlığı yaptıklarını söyledi.

Engin, “Memur-Sen olarak Türkiye’de çocuk istismarı ve erken yaşta evlilik ile kadınlara yönelik şiddetin sonlandırılması için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmekle yetinmiyoruz” dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ‘Dini Kavramlar Sözlüğü’ adlı yayınındaki tanımların çarpıtılıp evlilik yaşıyla ilgili bir açıklama gibi sunulmasıyla Diyanete yönelik başlatılan karalama kampanyasına bir tepki de Diyanet-Sen Malatya Şubesinden geldi. Şube Başkanı Mehmet Engin, bazı grupların ilericilik kisvesi adı altında din düşmanlığı yaptıklarını belirterek, “Karaciğer hastalığından dolayı karnı şişmiş Brezilyalı kız çocuğunun fotoğrafını kullanarak “Bolu’da 9 yaşındaki kız 8 aylık hamile” diye sosyal medyada servis edip, küçük bir kız çocuğunun görüntülerini istismar edecek kadar ahlaksızlaşan bu kesimlerin verdiği sufleyi seslendirme ve provoke etme görevi de bir takım örgütlü yapılara düşmüştür. Din düşmanlığında her zaman başı çeken, sendika görüntüsü altında millet düşmanlığı yapan, terör örgütünün katlettiği öğretmen, din görevlisi ve diğer kamu görevlileriyle ilgili katillerin ismini anmadan, sanki uzaylılar katletmiş gibi iki cümlelik bir açıklamayla meseleyi geçiştirip, söz konusu millet düşmanlığı olunca sayfalar dolusu kin kusanlar, belli odakların talimatıyla yine sahaya inmiş görünüyorlar. Oysa Diyanet İşleri Başkanlığı, yaptığı açıklamada ve iftiranın tedavüle sokulduğu hafta Cuma namazı hutbesinde reşit olmayan kızların evlendirilmelerinin İslam’a uygun olmadığını, reşit olsa bile rızası hilafına evliliğin kabul edilemeyeceğini ifade etmiştir. Memur-Sen olarak bizde bu açıklamaya bütünüyle katılıyoruz” dedi.

PROVOKATÖRLERE YALAN GEREK

Engin, “Provokatörlere yalan gerek. Bu açıklamaları esas alıp gereği için destek vermesi gerekirken, gerçek dışı beyanatları esas alarak meydanlara inmeyi tercih eden KESK, baştan sona saptırma ve iftiralarla dolu açıklamasıyla; bugüne kadar içine sindiremediği 4+4+4 eğitim sistemini ve müftülere nikâh kıyma yetkisi verilmesini çocuk yaşta evlilikler ve çocuk istismarıyla ilişkilendirmekte, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın çocuk istismarını, tacizi, tecavüzü meşrulaştırdığı iddiasıyla iftirada seviye atlamaktadır. İdeolojik körlüğün, mantığı yok ettiğini biliyoruz; lakin ahlakı da yok ettiğini bu vesileyle öğrenmiş olduk. Neyse ki, bu ülkede, KESK’in “Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılsın, yerine çocuk parkı yapılsın!” yollu sosyal maliyeti yüksek ucuz ironilerini satın alacak bir kitle yok. Batıya ram olmayı değer, yalanı ideoloji belleyenlerin kepazeliklerine milletin cevabı her zaman olduğu gibi “adam yerine koymamak” olmuştur. Memur-Sen olarak Türkiye’de çocuk istismarı ve erken yaşta evlilik ile kadınlara yönelik şiddetin sonlandırılması için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmekle yetinmiyor, bu alanda fayda üretecek her çalışmayı, çabayı desteklemeyi mutlak görevimiz olarak görüyoruz. Buna karşın mezkûr kesimler için meselenin çocuk yaşta evlilik ve çocuk istismarı olmadığını da biliyoruz. Mesele toplumsal yaraları istismar ederek siyasi zemin üretmek ve ideolojik alan açarak, inancımızı ve değerlerimizi hırpalamak, kirletmektir. Memur-Sen olarak, söz konusu kesimlere de yalan haberler yerine Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayın ve açıklamalarına bakmalarını öneriyor, böylece karanlık dünyalarının da bir miktar aydınlanabileceğini umuyoruz. Yalan ve iftiralarla din düşmanlığı yapanları açıkçası kınamaya dahi değer bulmuyoruz” ifadesinde bulundu. Haber-Foto: Süveyda Keskin- A.Vahap Kaygusuz

Yorum Gönder