KUR'AN'A GÖRE YAŞAYALIM

Din Görevlileri Birliği Derneği Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım, “Nefsimize göre değil, Kur'an'a göre yaşayacağız. Kur’an'ı anlayacağız. Günahtan, kötülükten uzak duracağız. Bütün kötülükler zordur ama nefise güzel gözükür” dedi.

Din Görevlileri Birliği Derneği (Din-Bir-Der) Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım, Malatya Büyükşehir Belediyesi Ömer Halisdemir konferans salonunda “İslam’da İttifak Ahlakı” konulu konferans verdi. Konferansa Saadet Partisi İl Başkanı Mehmet Asiltürk, Anadolu Gençlik Derneği üyeleri, Malatya Din-Bir-Der yönetimi ile çok sayıda vatandaş katıldı. Konferansta konuşan Yıldırım, “İslam’da 4 ana temel vardır. Bunlar, kitap, sünnet, icma ve kıyas'tır. Nefsimize göre değil, Kur'an'a göre yaşayacağız. Kur’an'ı anlayacağız. Günahtan, kötülükten uzak duracağız. Bütün kötülükler zordur ama nefise güzel gözükür. Cihat bu dinin zirvesidir. Şuurlu Müslüman dışarıdakilerle cihat eder, içerdekilerle harp edemez. Ancak mikrop içeri girdiyse içeride cihat edilebilir. Onun haricinde cihat sadece dışarıya yapılır. Bizim dinimizde ırkçılık, mezhepçilik, particilik yok, sonunda cılık, culuk eki olan hiçbir şey yoktur ve bu konular cihat değildir” dedi.

İslam birliği önemlidir

Başkan Yıldırım, “İslâm'da ittifak etmek yani bütün Müslümanları kucaklayarak onların hepsine sahip çıkmak nasıl bir ahlakı gerektiriyorsa, ben daha iyi yaparım diyerek önce fikri ayrılık çıkarmak, arkasında yanına çektiği bazı insanlarla ihtilaf çıkarmak, ümmeti parçalamak da İslâm’da yasaklanmış bir harekettir. Buna İhtilaf ahlaksızlığı diyoruz. Cenab-ı Hakk Âli İmran Suresi 103. ayette, "Hep birlikte Allah’ın ipine (İslâm'a) sımsıkı sarılın, parçalanmayın" buyurmaktadır. Bu ayetten de görüleceği gibi, “Ben Müslüman’ım diyen herkes Allah’ın ipine sarılmaya yani ittifak etmeye kendini mecbur hissetmelidir. Bu imanın bir gereğidir. Fikri ayrılıktan başlayan tefrika, kulis, hizip ve tefrika ile cidal noktasına kadar gelmektedir. Kur-an da bunlar baştan haram kılınmıştır. Buna mukabil verilen görevleri yerine getiren, bu uğurda maddi ve manevi fedakârlıklardan kaçınmayan, sadakati kesinleşmiş insanların, bu birliğe dâhil olmak için yaptığı müracaat reddedilemez ve bu zat toplum dışına itilemez. Bu da ihtilafın bir başka çeşidi olur ki bu yanlış uygulama da dinimizde yasaklanmıştır. Bu emri ilahiyi toplum bazında ele aldığımızda karşımıza ne AB (Avrupa Birliği) ve nede diğer birlikler çıkar. Bu emirden sadece İslâm Birliği çıkar. Cenab-ı Hakk da bizim için bu birliği uygun görmüştür” diye konuştu.

Tefrikanın meyveleri zehirlidir

Yıldırım, “Tefrikanın bir takım zehirli meyveleri vardır. Bu meyveler hem ferdi, hem de toplumu zehirler. Bunlar; cehalet, ırkçılık, mezhepçilik ve terördür. Bunların ilacı da aynı şekilde 4 tanedir. Bunlar da; ilim, kardeşlik, orta yol ve İslam birliğidir. İşte bugün İslâm âlemini kasıp kavuran bu hastalıklardır. Çaresi ise yine yukarıda belirttiğimiz ilaçlardır. Düşmanlığa düşmanlıkla cevap vermek yanlıştır. İttifakta olmanın şartları da şöyle özetlenebilir. İttifak halinde olmak ve tefrikaya düşmemek için şu on iki esasa iyi dikkat etmek lazımdır. Bunları maddeler haline getiren ve uygulanmasını kolaylaştıran rahmetli hocamız Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a Allah’tan rahmetler dileriz. Bu maddeler şöyledir; Her yerde her zaman hakkı üstün tut. Her zaman haklıdan yana ol. Sünnet-i Seniyeyi esas al. İfrat ve tefrite gitme. Her işte orta yolu tut. Her türlü bidatten sakın. Ehl-i kıbleyi tekfir etme. İttifak edilen konuları öne çıkar. Sahabelere saygıda kusur etme. Sadece İslâm düşmanlarına düşman ol. Müslümanları Allah için sev. En yüce değer olarak İslâm'ı bil. Her zaman ver her yerde İslâm Birliği'ni kurmaya çalış” şeklinde konuştu. Haber-Foto: Hanifi Evren- A.Vahap Kaygusuz

Yorum Gönder