GAZETELERİN ÖNYARGISIZ ve BASİRETLİ OLMASI…

Yenişafak Gazetesi’nin Salı günkü sayısında, Malatya Adliyesi’nde ki FETÖ yapılanması ile ilgili aslında iki haber, ancak bir haber olarak yayımlanmıştı. Bu haberlerden birincisi Fetö’den dolayı ihraç edilen Ağır Ceza üyelerinden bir üyenin veda yemeğinde bulunmalarından dolayı Huduti’yi yargılayan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve diğer bir kısım hakimler ile savcıların bulunması bir FETÖ bağlantısı(!) olarak gösterilmeye çalışılmıştır.

Daha doğrusu bu fotoyu Gazetelere servis edenler bu amaçla hareket etmişlerdir. Aynı haber maalesef Malatya da da bir gazetede çıkmıştır. Bugünkü gazetelerde ise çark edilmeye başlanmış ve bu fotolarda ki hakimlerin FETÖ’cü olmadıkları intibaı verilmeye başlanmıştır. HSYK tarafından görevlendirilen müfettişler de ortaya çıkaracaklardır ki bu veda yemeği sıradan ve insani bir hal ile beraber çalıştıkları arkadaşlarının davetine uymaktan öteye gitmeyen bir yemektir. Malum Avukat olarak adliyede kimlerin az çok ne olduğunu bilecek bir tecrübeye sahip insanlarız. Bu yemek ve foto olayının mevcut durumda ki hakimlerin içinde en iyi olanların ayağını kaydırmaya yönelik bir kumpas olduğunu az çok tahmin ediyoruz. Şunu da biliyoruz ki kendi kadrolarını yerleştirmenin bir oyunu idi bu oyun ve Allah’ın izni ile bu oyunun farkında olmayan gazeteler hemen haberlerini düzeltmeye başladılar. Lakin çok kritik ve hassas bir dönemde geçmekte iken önemli olan düzeltme değil, Gazete ve Yayınevlerinin bu oyunlara gelmemesi ve kendilerine gelen haber ve servis edilen malzemeyi iyi inceleyip topun ucundakilerin kimler ve neci olduklarını soruşturup haber yapmalarıdır. Çamur at izi kalsın durumu illa ki milletin aklında bir şüphe ve bir menfilik bıraktırır. Bu yüzden vatansever ve dindar gazetelerin özellikle kul hakkını düşünüp daha hassas ve daha dik durmaları, önyargısız olmaları gerekir.

 

Gazete’nin ikinci haberi de iki ay öncesine kadar Malatya Terörle Mücadele Şube Müdürü olan şahsın, bylock kullanıcı olduğu tespit edilmesine rağmen Malatya Cumhuriyet Başsavcısının ve Fetö savcısının neden soruşturma açmadıkları ve neden tutuklamadıkları ile bu şahsın arkasında kimin olduğu yönünde bir haberdi. İşte asıl burada da Gazetelere o kadar çok görev düşüyor ki; bu olayın üstüne üstüne gitmeleri gerekir. Bylock çıktığı iddiası ile sıradan memurların dahi formalite bir yargılama ile tutuklandığı bir zamanda FETÖ ile Mücadelenin başında olan şahsın bylock çıktığı halde ihraç edilmemesi, tutuklanmaması ve bu şahsın korunması olayının manşetlerden inmemesi gerekir bence. Öyle değil mi? Bu hususta hiçbir şey yapmayan ve darbe günü namluya karşı dikilen Sayın Vali’nin de sessiz kalması ayrı bir hezeyandır.

 

Bu yaşananları topyekün değerlendirdiğimizde, çoktan darbe ve FETÖ’nün geride bırakıldığı ve olayın artık bir koltuk ve makam savaşına döndüğü, kadrolaşma çabalarının başını alıp gittiği, milletin milli ve dini duygularının kimsenin umurunda olmadığını görmekteyiz. AKP ve Cumhurbaşkanı da referandumla yatıp referandumla kalkmaktadır. Anlayacağınız, bu milletin bekası ve geleceği önce Allah’a sonra yine milletin kendisine kalmıştır…

Yorum Gönder