HAYIR DİYENLER, ASIL MESELEYİ ANLAYAMADI..!

Defalarca yazıldı çizildi ve denildi ki, bu mesele bir siyasi partiler meselesi değil. Ve yine denildiki, bu mesele R.Tayyip Erdoğan meselesi değil. Bu mesele yıllardır Türkiye’nin gelişmesinin ve kalkınmasının önünü tıkayan iki başlı parlamenter sistemi değiştirip, yerine tek elden yönetme biçimi olan, Cumhur başkanlığı sisteminin getirilmek istenmesidir..

Bunun içinde millete gidiliyor, eğer millet tercih ederse, Türkiye bundan sonra Cumhurbaşkanlığı sistemi ile yönetilecek. Yani bundan sonra iki başlılık olmayacak ve  gelişmiş Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, Türkiye tek elden yönetilecek. Yıllardır  Mecliste siyasi partiler arasında meydana gelen kısır çekişmeler, siyasi  kavgalar ve sürtüşmeler, gen soru engellemeleri, güven oylaması gibi meclisin çalışmasına mani olan bazı agulamalar artık olmayacak deniliyordu..  Ve en önemlisi de, 94 yıldır Cumhurbaşkanları ile Başbakanlar arasında süregelen anlaşmazlıklar artık olmayacak eğer bu 18 madde kabul edilirse deniliyordu.. İşte maalesef, bir kesim vatandaşlarımız; Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa, İsrail, PKK  ve bölgede bizi istemeyen İran gibi bazı devletlerin kendi çıkar ve menfaatleri için destekledikleri bu hayır kampanyasını anlayamadılar veya anlamak istemediler. Yıllarca başında bulunduğu SSK kurumunu iflas ettiren ve başında bulunduğu CHP’ye 7 seçim kaybettiren ve CHP’yi adeta bir marjinal partiye  çeviren Kamal kılıçdeğoğlu'nun söylediği yanıltıcı bilgilere göre hareket edip neye hayır dediklerinin farkında bile olmadılar..

CHP’li vatandaşlarımız şu gerçeği çok iyi bilmelidir ki, Türkiye’nin geri kalması, kalkınmamış olması gibi konular, asla Kemal Kılıçdaroğlu’nun umurunda olmadığını ve Kılıçdaroğlu’nun kendisinden başkasını asla  ve asla düşünmediğini bir türlü anlayamadılar.. Kemal Kılıçdaroğlu’nun arka arkaya makineli tüfek gibi söylediği yanıltıcı yalanlarına, maalesef  CHP’li  vatandaşlarımız inandı.. Maalesef CHP’li vatandaşlarımız  18 maddeyi hiç okuma ve analiz etme zahmetine girmediler. 80 yıl Türkiye’yi sömüren Kendi çıkar ve menfaatleri için hareket eden Hristiyan  Batı dünyası ve FFTÖ’nün güdümü ile hareket edip bir sürü yanıltıcı söylem ve yalanlar söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun yalanlarına kandılar.  Fakat Yüce  Milletimiz çok şükür  buna fırsat vermedi ve zor olsa da, sandıktan  EVET  çıktı ve asıl kazanan, Ak Parti, CHP, MHP, Saadet Partisi, BBP, Hüda Par ve kısacası bütün  Türkiye kazandı ve Milletimiz iki başlılıktan kurtuldu..Defarlrca yazdık, söyledik ve yine söylüyoruz; bu mesele R.Tayyip Erdoğan meselesi değil, yıllardır Türkiye’nin önünü tıkayan iki başlı parlamenter sistemin değiştirilip, tek elden yönetilme sitemi Cumhurbaşkanlığı sistemi için yapılan bir halk oylaması olduğunu söyledik. Çok şükür sağduyulu  Milletimiz % 51.5’le EVET diyerek, Cumhurbaşkanlığı sistemini kabul etti ve iki başlı vesayet sistemine son verdi.. CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu şimdi çıkan sonuca itiraz ediyor. Geriye doğru Türkiyenin siyasi tarihini şöyle bir  inceleyin,  göreceksiniz CHP’nin geleneğinde seçimlere hep itiraz vardır. Zaten Kemal Kılıçdaroğlu kazanamayacağını bildiği için peşin peşin söyledi, Referandum’da %99’da EVET çıksa kabul etmeyeceklerini söyledi. Çünkü bu milletin iradesine saygısı yoktur..

R. Tayyip Erdoğan eğer  önümüzdeki 2019’un Kasım ayında Cumhurbaşkanlığını kazınırsa, 5 yıl kalacak ve ancak ikinci dönmede, yine kazanırsa ikinci bir defa kalacak ve ondan sonra üçüncü bir defa Cumhurbaşkanı seçilmeyecektir.. Peki, şimdiye kadar Türkiye’de ki mevcut siyasi sistem nasıl işliyordu? Mesela Kemal Kılıçdaroğlu 7 Seçim kaybetmiş olmasına rağmen, milleti kandıra biliyor. Evet dediğimiz gibi, Kılıçdaroğlu gibi 7 seçim kaybetmiş olacaksın ve kendisine “istifa edecekmisiniz” diye sorulduğunda, hiç yüzü kızarmadan,” ben niye istifa edecekmişim ki” diyeceksin. İşte  asıl mesele,  maalesef; Türkiye’de birileri 95 yıldır böyle bir siyasi anlayışı sürdürmek istiyor.. Örneğin öyle siyasetçilerimiz vardır ki, defalarca seçim kaybetmiş olmalarına rağmen, 60 yıldan fazladır bir türlü oturdukları koltukları bırakmak istemiyorlar. Vefat emiş liderleri saymıyorum, şu anda yaşayan ve siyaset yapan liderler olarak, Mesela Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu, Doğu Perinçek, Oğuzhan Asiltürk, Mustafa desteci gibi daha birçokları, defalarca seçim kaybetmiş olmalarına rağmen, bir türlü oturdukları koltukları bırakmak istemiyorlar Bu anlayış; bu milletin gençliğine hakarettir. Nedir yani, sizler bulunmaz hint kumaşımsınız?

Yani, Türk milleti bunlara mahkum mu?  Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu CHP seçmeni 60 yıldır seçim kaybeden bu bazı liderlere mahkum mu?  Yıllardır başarısızlıklarını kendi tabanlarından gizlemeye çalışan bu bazı liderlere karşı seçmenin ve özelikle gençlerin gür bir sesle yeter artık demesi gerekir.  İşte yeni Cumhurbaşkanı sistemi bütün bunlara son vereceği için, bu söz konusu bazı liderler ve çevreler, bunun için tutuşmuşlar,  kendi ikballerini ve koltuklarını korumak için milleti kandırmaya çalışıyorlar ve bir sürü yalan yanlış bilgilerle milleti kandırmaya çalışıyorlar..

Yüce Milletimiz  ve Gençliğimiz, artık bu gerçekleri sağlıklı bir şekilde analiz ederek görmesi gerekir. Aksi takdirde gerçekten Milletimize ve ülkemize yazık oluyor.. Saygılarımla. / lutfucaner44@gmail.com

Yorum Gönder