15 TEMMUZ 2017

Kanlı hain darbenin sene-i devriyesindeyiz,  o gece gibi bu günde herkes meydanda. Bir taraftan hain darbe lanetlenirken diğer taraftan ise dünyaya örnek olan şanlı direnişin yıl dönümü de diyebiliriz bu geceye.. 15 Temmuz gecesi Türkiye her ne kadar kanlı bir darbe direnişine şahitlik ettiyse  ondan daha önemlisi  şanlı bir destan yazdı milletimiz.. Bedenler tankları durdururken, canlar kurşunlara siper edildi.. Asırlardır bizi kuşatan varlığımızı kanatlandıran değerlerin zirvesi yaşandı o gece.. Bizi biz yapan değerlerin etrafında toplanabileceğimize şahitlik etti o gece.. Vatan sevgisi, bayrak aşkı, Dini-i Mübin sevdası, can, mal, makam, unvan, şan, şöhret, servet ve dünya sevgisine duçar olan nefse gem vuruldu o gece.. Yürekler Vatan, bayrak, millet için attı o gece.. Kısacası o gecenin adı ''İHANET ve DİRİLİŞ’‘in adıydı..

Analar evlatsız, evlatlar babasız, eşler kocasız, kocalar eşsiz kaldı o gece.. Kıyamadıkları evlatlarının cansız  bedenlerini kucaklarına aldılar.. Ama hiç sitem etmediler, isyan etmediler, ayrılışlarını vuslata bıraktılar.. Acılar yüreklere hapsedildi.. Evlatsızlığa alışırım ama vatansız asla olmaz dediler.. Evladını şehit veren Hatice teyze bir evlat annesiydim şimdi milyonların annesi oldum ne mutlu bana..

Sonradan ismi 15 Temmuz Köprüsü olan Boğaz köprüsünde şehadete baba oğul birlikte yürüyen Erol ve Abdullah Tayyip OLÇOK'un eşi Nihal OLÇOK'un Malatya Kitap Fuarında yaptığı şu konuşma her şeyi gözler önüne seriyor..

Karşımızdaki sandalye boş artık, yanımızda uyandırdığımız bir tane evladımız eksik artık. Biz hayrihi ve şerrihi iman edenlerdeniz.

Ölüm hak.

Biz sadece bunun sonucu ile ilgileniyoruz. Bugün gururla, şerefle adlarını söylediğim zaman daha büyüdüğüm şehitlerimiz var. Bu şehit aileleri sizin içinizdendi. Biz o köprüde sadece Allah'ın lütfu ile seçilmiş şanslı evlatlara, eşlere, kardeşlere, dostlara sahip, Allah'ın muradına nail olmuş şehit yakınlarıyız.

Biz onları unutmayacağız, İnşallah ahirette, dünyada onlara da mahcup olmadan şu ömrü tamamlayıp, yüzümüzün akıyla Allah'ın ve Resul'ün huzuruna, muhterem Erol Bey2in ve can evladım Abdullah'ımın yanına çıkmayı ben ne kadar istiyorsam, karşımda oturan herkes de o kadar istiyor. Rabbim bizi mahcup etmesin.

''O akşam kim olsaydı sokağa çıkacaktı. Çıktılarda.. Bana hep dur demedin mi diye soruyorlar. Biz kapıyı açtık.. Kelimeler kifayetsiz, Keşke yüreğimin dili olsa da konuşsa. Allah bizi bu millete, bu ümmete mahcup etmedi.. Dünyadaki bütün Müslümanlar, bizden çok daha fazla şey bekliyorlar..

Bu ve daha yüzlerce şehit hayat hikayeleri var.. Onlar üzülmüyorlar.. Çünkü onlar dirilişe kapı açtılar..

Ömer Halisdemir, Ramazan Sarıkaya, Engin Tilbaç, Erol Olçok, Abdullah Tayyib ve daha yüzlerce şehit..

Rabbim şehitlerin şehadetlerini makbul eylesin..

Yorum Gönder