SURİYELİ ÇOCUKLARIN EĞİTİM SORUNU

Meşale derneği yeni denecek kadar kısa geçmişe sahip olmakla beraber; geçmiş vakıf çalışmaları çok eskilere, yaklaşık 40 yıl öncesine dayanıyor.

Ve bu süreç içerisinde ilimizde birçok hayırlı işe imza atmışken bazı çevrelerce bir karalama ve linç kampanyasına tabi tutulması anlaşılabilir değil.

Başlarda karalama çevrelerinin öncülüğünü malum Fetö yaparken sonrasındaki günümüz uzantılarını da belki kripto olarak tanımlamak yanlış olmaz sanırım…

Yine de tüm bu karalama ve yıldırma cabalarına rağmen derneğin sürdürdüğü hizmetler devam ediyor.

Galiba derneğin en büyük handikabı çalışmalarını kitlelere anlatamamak.

Özellikle geçmişte `Hayır Çarsısı` günümüzde de “İYİLİKDER” adı altında yapılan yardım çalışmaları takdire şayan.

İste çoğu kimsenin bilmediği bu hizmetlerden biri de, derneğin Suriyeli mültecilerle ilgilenmek ve yaşamlarını kolaylaştırıcı çözümler üretmek amacı ile kurduğu “Malatyaşam Derneği” adı altında yaptığı hizmet çalışmaları…

“MALATYAŞAM” Meşalenin bir alt derneği olarak ilimizde mültecilerle ilgili çadır kentten tutun da şehir merkezinde kalan Suriyeli mültecilerin barınma, sağlık, ev eşyası, giyecek ve yiyecek temini beraberinde çocukların eğitimlerine dek uzanan bir hizmet zincirini artırarak devam ettiriyor.

Derneğin belki en hayırlı hizmetlerinden biri de kurduğu adaptasyon merkezinde Suriyeli çocukların Türk ve Suriyeli öğretmenler gözetiminde eğitimlerini üstlenerek onları Türk Okullarına hazırlamak.

Okulda Suriyeli öğrenciler eğitim görüyor ve Milli Eğitim Okullarına geçişte uyum için hazırlanıyor.

Okulun eğitim faaliyetlerini yerinde görmek amacı ile gerçekleştirdiğimiz ziyarette hummalı bir eğitim cabası görmek; ilimizde sivil bir derneğin özverisine tanık olmak adına sevindirici.

Bu ziyaret vesilesi ile Suriyeli öğrencilerin Türk Okullarına uyumunda yaşanacak bazı sorunlar noktasında gözlemlerimi iletmiş olayım:

Suriyeli öğrencileri Milli Eğitim Okullarına yerleştirmede bazı metodolojik yanlışlıklar yapıldığı ve mevcut sistemin gözden geçirilmesi kanaatindeyim.

Özellikle çocukların milli eğitim okullarında yaşıt Türk çocuklarla ayni sınıflarda eşit koşullarda eğitim görmelerinin onları yıpratacağı ve eğitimden soğutacağı düşüncesindeyim.

Yine Milli Eğitim Okullarında ama ayrı sınıflarda daha düşük düzey müfredatlarla eğitim verilirse çocukların okullara adaptasyonu sanki daha hızlı ve sorunsuz gerçekleşir gibi.

Zaten Türkçeyi bile doğru düzgün bilmeyen çocukların okullarda çok zorlanacağı ve çoğunun mevcut durumun devamı halinde eğitimlerini yarım bırakacağını görmek için kâhin olmaya gerek yok.

Mevcut eğitim sisteminin onları başarısızlığa, devamında da yılgınlığa sürükleyeceği, eğitimden soğutacağı şimdiden belli.

Özellikle ailelerin çocuklarını Suriyeli çocuklardan uzak tutma ve arkadaşlık yapmalarını önleme cabaları da uyum ve adaptasyonu geciktiren amillerden…

Yani sıra Suriyeli öğrencilerin bazı okullarda kimi bilinçsiz öğretmenlerce etnik ayrımcılık ve ilgisizliğe mahkûm edilmeleri de cabası…

Bu ve benzer sorunlar çözülmezse bu durumun uyumsuzluk/eğitimsizlik süreçleri beraberinde içe kapanma, toplum dışı olma ve yabancılaşma gibi olumsuz, süreçleri aktifleştireceği kanaatindeyim.

Yazdıklarım şüphesiz mutlak değil ve sadece Milli Eğitim camiasındaki yönetici kardeşlerimize bir düşünce paylaşımı hüviyetinde.

Suriyeli mülteciler kardeşlerimiz ve çocukları bizim, hepimizin çocukları…

Uyum içerisinde ve huzurlu bir yaşam bizim olduğu kadar onlarında hakkı.

Hep beraber iyiye ve güzele…

Selam ve dua ile… 

Yorum Gönder