EHL-İ BEYT İMAMLARININ GULAT’LA MÜCADELELERİ

Yemen’li, Yahudi asıllı, Hz.Ömer zamanında faaliyete geçen,”Sabailer” diye adlanan, sapık ve saptırıcı bir gurubun meydana gelmesi için, önemli merkezleri dolaşan, çeşitli merkezlere mektuplar yazan, Abdullah B. Saba, elamanlarını Ehl-i Beyt taraftarları arasında faaliyet yapmalarını başlatmış. Sapık ve saptırıcılar “Gulat”olarak da isimlenmektedir. Müslüman toplumun yönetimini saltana çeviren yöneticiler, toplumun Ehl-i Beyt taraftarlarına kaymasını önler düşüncesiyle tepki göstermediği; dış güçlerin Müslümanların bölünüp, güçsüzleşmesi için “Gulat” faaliyetini destekledikleri düşünülebilir.

 Keyfi, istedikleri gibi saltanat sürmek isteyen yönetimler, adil, eşitlik, hizmet isteyen; disiplinli birlik bir toplumu saltanatları için tehlikeli görürler, şahsi makam-menfaat için toplum yararına olacakların güçlenmesine engel olacak faaliyetlere tepki değil, belki de destek olurlar. İmamları, sürgün etmeden, zindanlara atmadan, zehirletmeden çekinmeyen yöneticilerden, Ehl-İ Beyt taraftarlarını, Müslüman topluma yanlış tanıtacak “Gulat” faaliyetlerini önleyici tepki beklenemezdi. Yönetimler geçici saltanat için Müslüman birliğinin bozulmaması için çaba göstermedi. Bizans, İslam devletinin güçlenmesini kendisi için büyük tehlike görüyordu. Güçsüzleştirecek her türlü imkanı değerlendirmekten çekinmezdi. Müslümanlar arasında kargaşa çıkaracak bu çalışmaları desteklemek bulunmaz bir fırsattı. Gulat’ın öncüleri imamlara sokuluyor. Kendilerine taraftar olduklarını kabul ettiriyor, onlardan ilim de öğreniyor, sonra Kur’an ve sünnete uygunsuz, uydurdukları söylemlerini, imamlar adına yalanlar söyleyip yaymaya çalışıyorlardı.

 İmam Cafer-i Sadık (r.a);Peygamber ve ashabının yolundan ayrılan gruplara karşı Kur’an esaslarını, Resullah’ın sünnetini duyurmaya, yanlış görüş ve düşünceleri etkisiz kılmak için çalışmıştır. Gulat mensupları Şia arasına sızıyor, sapık fikirlerini yayarak gücünü artırmaya çalışıyordu. Uydurdukları sapık fikirleri imamlardanmış gibi anlatıp çok kimseleri kandırıyorlardı. Bunlara karşı sert tavır alan İmam Cafer-i Sadık söyle buyurmuştur:”Bunlar benim ve atalarımın dini üzerinde değildir. Allah ve Resulü bunlardan beri, benim her zerrem de bunlardan beridir. Allah’ın, meleklerin, bütün insanların laneti Ebu Haddab (gulat’ın öncülerinden) üzerine olsun. Allah’ı şahit göstererek diyorum ki, o kâfirdir, fasıktır, müşriktir. O Firavun’la birlikte en şiddetli azaba uğrayacaktır. Vallahi ben onunla birlikte cehennem azabına uğrayacaklara acıyorum. Allah’ım Ebu Haddab’a lanet et, ona demirin kızgınlığını tattır. Allah’a yemin ederim ki ben kaybı bilmem” buyurmuştur. Bir olay da şöyle olmuştur: Beşar Eş Şuan-i (gulat’ın öncülerinden) İmam Cafer-i Sadık’ın yanına girince, ona şöyle seslenerek,” Çık dışarı! Allah sana lanet etsin. O dışarı çıkarken de şöyle buyurur:” O ashabımı ve dostlarımı saptırmak için ortaya çıkmış bir şeytandır, ondan sakının, Burada bulunanlar bulunmayanlara duyursun ki, ben Allah’ın kuluyum, ben de rahimler yoluyla dünyaya geldim, ben de öleceğim, sonra dirileceğim, hesaba çekileceğim.”Buyurmuştur.    

İmam  Muhammed Cevat (Taki); Gulat’ın öncülerinden Ebul  Haddab hakkında şöyle buyurmuştur:”Allah lanet etsin Abul Haddab’a, onun ashabına,onlar hakkında lanet etmede tereddüt edenlere,İmam, Ebu Camr b.Vakt,Haşim b. Ebi Aşim-i işaret edip”Bunlar halktan faydalanmak için  imamlardan ilim öğrenmişlerdir” dediği,onları da Ebu Haddab’la aynı kefeye koyduğu  rivayet edilmektedir.Başka bir rivayette İmam,kendilerini imamların sözcüsü diye tanıtan,Gulat!ın öncülerinden, Ebul Semhari,İbn.Ebi Ez-zerka nerede bulunursa öldürülsün.”dediği, kaçtıkları için öldürülemedikleri,böyle karara sebep,saptırmada büyük rol oynamalarıydı. İmam Ali Naki(Hadi)Gulat tarafından ileri sürülen Kur’an tahrif edildi, görüşüne karşı çıkıyor, Kur’an ve sahih sünnete uygun olmayan sapık inanç, görüş ve söylemlerle diğer imamlar gibi mücadele ediyor, Gulat’ın bozuk söylemlerinden dostlarını korumaya çalışıyor. Bir risalesinde “Ümmet Kur’an’ın hakkaniyetinde görüş birliğindedir.”Buyurmuştur. İmam Hadi’de diğer imamlar gibi ihtilaf konusu meselelerde Kur’an’a başvurarak açıklıyor, görüşünü kabul ettiriyordu. İmamlar, Gulat saptırıcı söylemlerini etkisiz kılmak, mensuplarını sevenlerinden uzaklaştırmak için çok uğraşmışlar; Gulat mensupları Şia’dan ayrılmamak için direnmişler, İmamların kendilerine karşı tavırlarını takiye olduğu yalanını yaymışlardır. Sapık söylemleri Şia medrese, alimleri çevrelerinde fazla etkin olmazken, uzaklaştıkça daha çok etkin olmuş, sapık inançları kabul eden bilgisiz halkın İslam’dan uzaklaşmasına sebep olmuştur. Örnek, önder imamlar Peygamberimizin torunlarıdır. Gayeleri, gayretleri, Kur’an’ı, sahih sünnetin öğrenilmesi, inanılması, gereğinin yapılarak Salih toplumun oluşması, adil düzen kurulması, tüm insanlığın dünyada huzurlu olması, ebedi ahiret hayatında sonsuz saadete ermesi iken; bugün temel inançlardan da yoksun bir kısım kimseler, saf, temiz, gerçeklerden uzaklaştırılmış, bilgisiz bırakılmış, halka faydalı olmak için değil; faydalanmak için çeşitli çalışmalar yapmaktalar. İmamlar ve imamlara  tabi olan alimler,son ilahi kelam olan Kur’an emir ve yasaklarına  noksansız uyan kimselerdir.

 Şia(Alevi)Ehl-i  Beyt taraftarıdır. Bugün ümmetin başka tarafta olanı yoktur. Gerçekler araştırılsın, binlerce kitap yazılmış, Gerçekler tespit edilsin, saptırıcı söylemlerden uzaklaşılsın, ayrılık son bulsun, birlik oluşsun, İslam bilinsin, inanılsın, gereği yapılıp, yaşansın, örnek ve tüm insanlığın iki cihanda kurtuluşuna önder örnek olunsun…

Yorum Gönder