BÜLENT TÜFENKÇİ'DEN ORANTISIZ TEPKİ!..

6 Kasım Pazartesi günü gazetemiz Net Haber'in manşetten verdiği

 "KURUMLAR NE YAPIYOR?" haberi, oldukça ilgimi çekti, kafamı kurcaladı...

Haberin açıklayıcı alt cümlesi şöyleydi:

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, gerçekleştirilen Malatya İl Koordinasyon Kurulu Toplantısında yaptığı konuşmada ilimizde bulunan kurum müdürlerini eleştirerek, "2018 Yılı için bizleri heyecanlandıracak yeni bir proje göremedik" demiş...

Evet dilin kemiği yok, insan her şeyi söyleyebilir...

Ancak söylenen şeyde, akla, mantığa ve hayatın gidişatına uygunluk esastır...

Eşyanın tabiatına aykırı olmaması lazım gelir...

Haber, habercilik açısından doğru, manşetlik...

Oysa haberin mantık omurgasında bir kayma bir kekrelik var.

İnsanın dimağını sarmıyor, siz ki koskoca bir bakansınız sayın Tüfenkçi,

Almışsınız yanınıza İlimizin Mülki Amiri Valimizi ve de iki milletvekilini kurum müdürlerine saydırıyorsunuz...

Sayın Bakanım, siz de takdir edersiniz ki, öncelikle proje üretmek siyasilerin işi, gerçekleştirmekse kurumların...

Siyasiler projeleriyle iktidara gelirler... Projesi olmayanlara veya inandırıcı bulunmayanlara oy verilmez...

Karşınızdakiler ise icra makamındaki memurlar... Kaba ifadesiyle "emir kulları"

Sizlere karşı ne diyebilirler ki?... Yine kaba ifadesiyle "hadlerine mi düşmüş"

Evet sayın Bakanım, siz hükmeden, "Hükumet", sizsiniz.

Proje üretmek sizin işiniz, ufuk belirlemek size düşer...

Kurumların başına atadığınız o müdürler ise, sizin, önlerine koyduğunuz projeleri hayata geçirmekle yükümlüdürler...

Bilmem yanılıyor muyum?

Devlet ciddiyeti gereği muntazam yapılan İl Koordinasyon Toplantılarında

yürütülmekte olan işlerin insicam içerisinde ilerlemesi ve aksayan yanların giderilmesi sağlanır...

Toplantıların son bölümünde yapılan dilek ve temenni konuşmaları ise proje anlamı taşımaz...

Sayın bakanım, sizi bu eleştirinizde haklı kılacak bir tek istisnai hâl var,

siz o müdürlerinizden proje istediniz de, getirmedilerse,

yerden göğe haklısınız ve ben de, sarfettiğim tüm incitici sözlerimi geri almaya hazırım...

 SAYIN BAKAN İŞTE HEYECAN VERİCİ

MALATYA'NIN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRECEK BEŞ PROJE

1-- Yeni Sanayi Çarşısı- Acilen zorunlu

Mevcut Sanayi Çarşısı neresinden bakılırsa bakılsın her yönüyle ben bittim diyor... Trafik felç, insicam sıfır...

Kurulacak Yeni Sanayi Çarşısı Malatya'nın en az yüz yıllık gelişmesi dikkate alınacak şekilde planlanmalı..

Yakın çevre illerin güzergâhı Elazığ yolu üzerinde tarım dışı bir arazi üzerinde kurulmalıdır.

Sizin de belirttiğiniz gibi Malatya'nın üreteceği değerler bölgesine yapacağı kat

Çevre illerin de (Elazığ, Bingöl, Muş, Tunceli, Adıyaman) ihtiyaçlarına cevap verebilmeli...

Arazi seçimine üniversite karar vermelidir...

Esnaf ve Sanatkârlar Kooperatifleri gibi istismara açık yapılanmalara bırakılmamalıdır...

Mevcut Şire Pazarı rezaleti ortada...

Yeni Sanayi Çarşısı kurulurken üniversitenin ilgili dalları ile işbirliği yapılması zorunlu olmalıdır.

Hatta gelişmiş ülkelerdeki örnekler incelenip onlardan daha ileri bir sanayi çarşısı hedeflenmelidir...

İş yerleri dağılımı, mesleki bölümler ve alakâlı olanlar dikkate alınarak yerleştirimler yapılmalıdır.

Sosyal ihtiyaçlara mükemmel şekilde cevap verecek imkânlar sunmalıdır...

Sağlık Merkezi, çay bahçeleri, lokantalar, alışveriş mekânları gibi yerterli donanıma sahip olmalıdır.

GÜZEL ÖRNEKLER

ÖRNEK PROJE

Şehre yeni bir sanayi çarşısı geliyor!

Arifiye'deki 1. OSB'nin hemen yanında 255 Bin metre kare alan üzerine kurulacak olan 638 iş yerinin bulunacağı Sakarya Küçük Sanayi Sitesi'nin avan projesi tanıtıldı. Şehrin en modern sanayi sitesi olacağı söylenen projenin 2019 yılında tamamlanacağı açıklandı.

2-- Sanayi Çarşısından Boşalan 3000 dönümlük Alana Devasa Botanik Bahçesi

Sanayi Çarşısı'nın mevcut yerleşim alanı, kaba taslak bir ölçümle yaklaşık 3000 dönümlük bir yüzölçümüne tekabül ediyor.

Bu devasa alan Gaziantep örneğinde olduğu gibi Dünyanın en zengin botanik bahçesi olarak düzenlenmelidir...

Botanik bahçesinin düzenlenmesi botanik dalında ünlü üniversitelerin rehberliği ile yapılmalıdır...

Malatya mevcut haliyle çok sıkışmış tıkış tıkış, betondan müteşekkil bir labirenti andırır görünüm içerisinde...

Şehrimizin marka değerine önemli katkı yapacak bu yeşil alan, Malatya'nın en gözde dinlenme yeri olmalıdır...

Bu paha biçilmez alan asla TOKİ gibi inşaat firmalarına kurban verilmemelidir...

Sanayi Çarşısından geriye kalacak toprak parçası Malatya'nın son şansı, bu imkânı ıskalayanları Malatya'nın gelecek nesilleri kesinlikle hayırla yad etmeyeceklerdir.

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz :

BOTANİK BAHÇESİORDU'NUN PRESTİJİ OLACAK

Türkiye’de sadece İstanbul, Adana ve Yalova’ da bulunan botanik bahçelerinin dördüncüsü Ordu’da inşa ediliyor. Dünyanın değişik bölgelerinden 3 bin tür bitkinin bulunacağı botanik bahçesinde, geniş yeşil alanlarla ve su yüzeylerine sahip görsel bir şölen yaratılarak ziyaretçilerin hoş vakit geçirebilecekleri dinlenme mekanları bulunacak.

3-- Kayısı Çiçeği Şenliği

Bilirsiniz, Japonlar her yıl "Kiraz Çiçeği Şenlikleri" düzenlerler...Hem de meyvesi olmayan bir çiçek şenliğidir.

Yılda bir hafta süren bu şenliğe katılmak için dünyadan yüz binlerce insan Japonya'ya akın akın gelirler...

Yılın, Nisan ve Mayıs aylarında gerçekleşen çiçek açma dönemi boyunca Japonya'nın hangi yöresinde çiçeklenme başlamışsa şenlik orada devam eder...

Mesleğiniz Ticaret Bakanlığı, ticari gözlem mahiyetinde bu yıl Kiraz Çiçeği Şenliğini ziyaret etmenizi öneririm...

Hatta bu ziyaretinize ben de eşlik edebilirim...

Dünyadaki bu hazır deneyim, "Kayısı Çiçeği Şenliği"nin kısa sürede tanınmasını hızlandıracaktır.

Kayısı Çiçeği Şenliği düzenlemek için, şenlik yapmaya uygun planlanmış kayısı bahçesi tesis etmek gerekir...

Botanik Bahçesi olarak tasarlanan 3000 dönümlük arazi üzerinde 100 dönümlük bir alanda kayısı bahçesi kurulabilir...

Kayısı Çiçeği Şenliği'nin gerçekleşmesi halinde Malatya, dünya pazarlarına büyük bir hızla açılacaktır...

Sayın Bakanım,Kayısı Çiçeği Şenliği düzenlenmesi konusunda daha önce yazmıştım...

Şimdi sadece değini mahiyetinde ara başlıklarını dile getirdim.

Ayrıntılı dökümanları dilediğiniz takdirde bilginize sunabilirim...

4-- Şire Pazarı- Acilen zorunlu

Mevcut Şire Pazarımız, bırakın Malatya'yı belki de en geri kalmış ülkede bile rastlanmayacak

ilkellikte, hesapsız kitapsız yapılmış kargacık burgacık bir binalar yığını... Mezarlık girişi bir rezalet...

Hijyen dersen hak getire, ne meydanı meydan, ne alış verişi tatminkâr manada rahat...

Bir malın başında onlarca simsar... Mal kapanın elinde kalıyor...

Bu çağda böyle mi olmalı, güzelim kayısının pazarı...

Eğer yolunuz düştüyse görmüşsünüzdür...

Sayın bakanım açık konuşalım, siz o pazara kayısı ithalatçısı bir ülkenin ticaret bakanını götürmeye cesaret edebilir misiniz?...

Misafirinizde maazallah lavabo ihtiyacı aniden zuhur etse, sonuçta insanız, yandı gülüm keten helva... Ayıkla pirincin taşını...

Ben şahsen herhangi bir gazeteci arkadaşımı Şire Pazarına götürmeye haya ederim...

Kullanılan bu alan en kısa sürede boşaltılmalı ve kayısımız ve diğer kuru ürünlerimiz şöhretiyle mütenasip bir pazara kavuşturulmalıdır...

Malatya'nın coğrafi işaretli yegâne ürünü kayısının alınıp satıldığı yer, ünvanına yakışmalıdır...

Yer seçiminde üniversite ile işbirliği olmazsa olmaz şart.

Mevcut Şire Pazarının kaldırılması halinde boşaltılan arazi kesinikle yeşil alan olarak düzenlenmeli...

5--  Kayısı ve yan ürünlerine satış noktaları açmak

Ayrıca Belediyenin öncülüğünde, ticaretle ilgili tüm kurumların katılımıyla, şehrin merkezi yerlerinde ve ilimizin giriş ve çikış noktalarına kayısı ve yan ürünlerinin "standart fiyat politikasıyla" satışının yapılacağı tanıtım ve satış yerleri yapılmalıdır...

Yapıların mimari özellikleri 5 yıldızlı yapı kalitesinde aynı olmalıdır ki, tüketiciler

 hiç yabancılık çekmeden istedikleri noktadan alış verişlerini yapabilsinler...

Bu yerler, şehrin merkezi noktaları, havaalanı, otogar ve karayollarının giriş çıkış güzergâhlarıdır...

Karayolları üzerindeki yapılarda lavabo ve mescit hizmeti de sunulmalıdır...

Bu hizmet, hem insani bir gereklilik hem de ticari getirisi olabilecek yatırımdır...

Malatya'nın marka değeri kazanması ancak böylesi yüksek kalitedeki standart hizmetlerle sağlanabilir...

"MALATYA'NIN  ENTELEKTÜEL  SEVİYESİ

TÜRKİYE  ORTALAMASININ  HAYLİ  ÜSTÜNDE"

Başlıktaki tespit, bir Malatyalının kendi kendisine yönelik övgüsü değil...

Ağzı az çok laf edebilen, okumuş yazmış sıradan bir vatandaşın ileri sürdüğü bir iddia hiç değil.

O halde kim böylesi bir yargıya varmış olabilir... Uzatmadan söyleyelim...

Halen İslami İlimler sahasında çalışmalarını sürdüren, güzide bilim adamlarından, Prof.Dr. Mustafa Öztürk'ün samimi kanaatidir. Karar Gazetesindeki köşesinde Mustafa Öztürk'ün önceki gün yazdığı yazının ilgili bölümü aynen şöyle:"Geçen hafta sonu İnönü Üniversitesi ve Bilsam’ın (Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi) davetlisi olarak Kuramer’i temsilen Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı ve TMSF eski başkanı Ahmet Ertürk’le birlikte Malatya’daydık. Üniversite rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Kızılay ve İlahiyat Fakültesi dekanımız Prof. Dr. Fikret Karaman hocalarımızın ev sahipliğinde gerçekten çok güzel ağırlandık. Ayrıca Bilsam’daki kadirşinas dostların sıcak ve samimi teveccühlerinden çok büyük bir memnuniyet ve mutluluk duyduk. İki gün boyunca ders, panel, sohbet gibi çeşitli faaliyetlerle icra edilen program trafiği hakikaten çok yoğundu. Bütün bu faaliyetlere iştirak eden kitle ise eskiden sıkça duyduğumuz ve az çok aşina olduğumuz “Malatya ekolü”nün semeresi olarak ilmî merak ve entelektüel seviye bakımından Türkiye ortalamasının hayli üstündeydi."

 MÜSİAD'DAN PEKFEN'Lİ ÖĞRENCİLERE HAYAT DERSİ

Bilirsiniz bir atasözümüzde demişler ki, "Ağaç Yaş İken Eğilir."

Yılların imbiğinden geçerek damıtılan atasözlerimiz, yaşanmışlıkla sağlaması yapılmış kaim sözlerdir.  

Çocuk yaşta kazanılan değerler, edinilen güzel bir itiyad, bir ömür boyu kullanılan hazine gibidirler.

Pekfen Okulları Yöneticileri, öğrencilerini hayata hazırlamak anlayışından hareketle, "Deneyim Paylaşımları" adı ile başlattıkları ve hiç bir kitapta rastlanılmayacak özlü hayat bilgileri derslerini, alanında başarılı olmuş insanlar vasıtasıyla veriyor...

MÜSİAD Malatya Şube Başkanı Hüseyin Kalan, geçtiğimiz hafta Pekfen Okullarının misafiri olarak öğrencilerle bir sohbet oturumu çerçevesinde bir araya geldi...Öğrencilere yaşadıklarından çıkardığı dersleri  anlatan Hüseyin Kalan, "Başarının esası, azim, kararlılık ve başaracağım duygusuyla işe sarılmaktır. Karşınıza çıkabilecek zorluklar sizi asla yıldırmasın." dedi...Öğrencilerini gerçek hayatın içinden tecrübeli insanlarla buluşturan "pekfen" İdarecilerini kutluyorum...

HOŞ SADA

"Düzgün çocuklar yetiştirmek,

Bozulmuş yetişkinleri düzeltmekten

Daha kolaydır..."

TADIMLIK

"Bir insana değer vermek,

Ona kıymetli olduğunu hissettirmek bir kültürdür.

Bunun eğitimi yoktur...Kitaplarda da yazmaz...

Yolu insan olmaktan geçer..."

Yorum Gönder