“…ALTI İBADET..” OLANLARA VERİLEN CEZALAR VE YARGITAY KARARI

Avukatlık mesleğimin 18. Yılını doldurmakla beraber 28 Şubat harici hemen hemen ceza davaları almadım diyebilirim. Fakat 15 Temmuz sonrası yaş ve kurunun birbirinin içine karıştığı bir süreçte mazlum olup da haksızlığa uğrayan illaki olur diye bu davaları ince eleyerek almaya başladım. Bunları alırken ki düsturumuz Rahmetli Erbakan hocamın; “haksız bir davada zirve olmaktansa haklı bir davada zerre olmayı tercih ederim.” İlkesi idi. Tahmini olarak 50’ye yakın müracaat oldu bana. Aldığım dava sayısı ise 10 civarı. Bunların içinde de tek 1 tane tutuklu dosyam kalmış geri kalanlar ise haklılığımız yönünde kanaat oluştuğundan tahliye ile devam etmiştir. 

Malum olduğu üzere 15 Temmuz İşgal Girişimi sonrası yüzbinlerce insan işinden oldu, yaklaşık 55000 insan da tutuklandı. Zamanla şu kanaate ulaştım ve çevremle de paylaştım. Kanaatim; “Ceza davasına konu olanların % 80’i beraat edecek ve “ortası ticaret” dediklerimiz bu oluşum üzerinden rant elde etmek için katıldıklarından düşük cezalara çarptırılacak, “ÜSTÜ İHANET” dediklerimiz ise (bu oran % 10’u geçmez(2000-4000 kişi arası) müebbet ve ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılacaklar” yönündeydi. İşte Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin en son kararı dediklerimi haklı kılacak niteliktedir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararında özetle; “FETÖ örgütünün Suigeneris(kendine özgü) bir yapıda olduğunu, amacını ve yapacaklarını alt tabakada ki sempati duyanlardan sakladığını, dini kullandığını bu nedenle bu örgütün gerçek gayesini bilmeden, yapacaklarını kestirmeden sempati duyanların sadece bunların okullarına çocuklarını göndermiş olması yada gazetelerine abone olması yada Bankasyada hesap açtırması suç için yeterli değildir…” diyerek Erdoğan’ın “ALTI İBADET, ORTASI TİCARET VE ÜSTÜ İHANET” diye nitelendirdiği bu örgütün alt tabakasına ceza verilmemesi gerektiğine hükmetmiştir. Kesinlikle doğru bir karar olup darbeden bu yana adalete olan güvensizliğin yerine getirilmesine vesile olacak ve alt tabaka ile bu tabakanın aile ve yakınları tarafından Devlete duyulan öfkenin yerini yumuşama alacaktır inşallah.

İhraçlar konusunda ise kanaatim; İhraç edilen Yargı üyeleri olan Hakim ve Savcılar, Emniyet mensupları ile Askeri personel kesinlikle iade edilmeyecekler , haricinde ki kritik pozisyonlarda olmayan kamu personeli göreve iade edileceklerdir. Bu ise uzun bir zaman alacaktır. Bence yapılması gerekenler ise özellikle de emniyet ve askeriye içinde alt görevde ki vasıfsız polis ve askerlerin iadelerinin hakkaniyetli olacağı, kasıtlı olmasa da bu örgütle irtibat ve iltisaklı olan üst düzey emniyet ve askeri personel ile hakim ve savcıların iade edilmemelerinin ülkenin selamet ve güvenliği açısından daha uygun olacağıdır. Adaletin, hak ve vicdan üzerine kurulu olduğu unutulmamalıdır.

Yapılması gerekeni, Yargıtay’a yada Anayasa Mahkemesi’ne bırakmamak ve Yerel Mahkemelerce gerekenin yapılması ülkemiz açısından daha adaletli ve daha yararlı olacaktır.  

Yorum Gönder