ŞEHİR VE MAHALLE

Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan gerek 8 Kasım 2017 Şehircilik Şura toplantısında gerekse 21 Ekim 2017 Uluslararası Şehir ve Sivil Toplum Kuruluşları Zirvesinde kendisini de sorumlu tutarak  ''Şehre İhanet Ettik'' diyerek serzenişte bulundu.

Artık herkes kabulleniyor şehre ihanet edildiğini..

Aslında şehirle birlikte biz medeniyetimize de arkamızı döndük diyebiliriz.

Çünkü Şehir eşittir Medeniyet demektir..

Medeniyet şehirle birlikte ihdas edilmiştir. Yani şehre değer katan medeniyettir.

Medine  şehirlerin anasıdır.. Peygamber Efendimiz Mekke'den Medine'ye hicret ettiğinde orada, kardeşliği, yardımlaşmayı, paylaşmayı, ihdas etti. Ensar Muhacir ilişkisi Medine de yaşandı ve örneklik teşkil etti.

Osmanlı Medine şehrinden aldığı ilhamla 600 yıl hüküm sürdü.

Ben siftah ettim yan komşum siftah etmedi alışverişini ondan yap diyen esnaf şehir ruhuyla beslenmişti. Ya sadaka taşları; Zengin bırakır fakir ise ihtiyacı kadar alırdı. Adalet karşısında herkes eşitti. Bizim medeniyetimiz insan odaklıydı..

Medeniyet inşa etmek, yaşamakla olur..

Her zaman övüneceğimiz kadim medeniyetler inşa eden bir neslin torunları olarak medeniyetimizin kıymetini bilemedik ve çağın gereksinimleri diyerek moderniteye teslim olduk.

Her şehrin bir kimliği ve ruhu vardır. Şimdilerde ne o ruh kaldı ne de kimlik..

Şehirlerden toprağı kovduk betonu davet ettik.

Nesneye aşık olup, geleneği, göreneği, mahalleyi yağmaladık.

Sabahın ilk ışıkları minarelerin ucunda değil, gökdelenlerin çatısında görünüyor şimdilerde.

Manevi değerlerimizi diri tutan yapılarımız artık yükselen çok katlı siteler arasında kayboldu.

Çarşılarımız AVM'ye, yemeklerimiz Fast food'a dönüştü.

Karz-ı Hasen'lerimiz kredi kartına, komşuluklarımız dizilere heba edildi.

Mezarlıklar mahallelerin yanı başındaydı.. Ve biz ölülerimizle birlikte yaşardık..

Şimdilerde mezarlıklar şehir dışında gözden ırak yerlerde.

Aslında biz şehirlerde yaşamıyoruz kentlerde ikamet ediyoruz. Çünkü şehir mahalleden oluşur.. İlk ihaneti mahalleleri ortadan kaldırarak işledik. Mahalle kalmayınca komşuluk ta beraberinde gitti.

Sosyal hayat mahallede şekillenirdi.. Edep, görgü, ahlak, erdem, irfan mahallede yaşanırdı

Şehir mahalleden ibarettir.. Mahalle ise çekirdek aileden oluşur. Mahallede herkes bir birine kefildir. Mahallenin asayişi mahalleden sorulurdu. Mahallenin adı kötüye çıkmasın diye mahallede fenalık ve kötülüklerin yapılmasına izin verilmezdi.

Şehir mahalleye muhtaç, mahallede şehre muhtaçtır.

Mahalle, inancın kolektif kimlik olarak yaşandığı, üretildiği ve aktarıldığı ana merkezdir

Şehri yaşanır kılmak için mahalle olgusunu yaşatmamız kaçınılmaz bir elzemdir.

Mahallesiz şehir düşünülemez..

Evet mahallenin ipini çektik.

Peki! Oturup ağıt mı yakacağız? Ya da vah vah edip bir kenara mı çekileceğiz?

Sevginin, saygının, hoşgörünün, yardımlaşmanın, paylaşmanın, fakiri, yoksulu koruyup gözetmenin, komşuluğun, güvenin kaybolmasından hep yakınıyoruz değil mi?

Eğer hedefiniz gelecek nesile kimliksiz, ruhsuz modern binalar bırakmak sa zaten şu anda yaşıyoruz. Yok, medeniyetiyle birlikte yaşanır bir şehir bırakmak istiyorsanız mahalle kültürünü yeniden yaşatmamız ve şehre mahalleyi müdahil kılmamız gerekecektir.

Öyleyse ne yapmalıyız?

Mahalle erdeminin, mahalle kültürünün yaşatılması için elimizi taşın altına koymalıyız.

Mahalle kültürünün yaşatılması için mücadele vermeliyiz.

Battalgazi Belediyesi  mahalle olgusunu yaşatmak ve genç nesillere aktarmak adına  bir meşale yaktı..

Bir kaç gün önce Battalgazi Belediyesi Muhtar işleri müdürü ve kültür müdürlüğü görevlileri ile birlikte bir toplantı yaptık.

Toplantıya iştirak eden arkadaşların mahalle olgusunu yaşatmak için göstermiş oldukları heyecan ve şevk mahalle kültürünün yaşatılması için bir umut olduğunu söyleyebilirim.

Şunu baştan belirtmek isterim. ''Benim en büyük projem mahalle müzesi'' diyen bir belediye başkanının olması zaten mahalle kültürünün yaşatılması adına atılmış en büyük adımdır.

Yaptığımız toplantıda şunu gözlemledim. Başkan Selahattin GÜRKAN kültür müdürlüğüne vermiş olduğu talimat,  mahalle kültürünün yaşatılması adına ne gerekiyorsa yapın. Hakkını vermek gerekirse kültür müdürlüğü bu konuda elini taşın altına koymuş yeni yeni projelerle mahalle kültürünü şehre taşıma derdindeler.

Peki, mahalle kültürü derken ne kast ediliyor? Mahalleyi şehre nasıl taşıyacağız?

Unutulan komşuluğu, mahalledeki yardımlaşmayı, mahalledeki sahiplenmeyi, mahallede yaşadığımız güzel anıları her mahalle toplantısında anlatacağız. Mahalleyi gençlere rol model yapmalıyız.

Siyasilerimiz yapmış oldukları mahalle toplantılarında yapılan hizmetlerle birlikte, eski mahallesindeki güzellikleri de anlatmalı.

Mahalledeki yaşlı bir kimseye iş bırakılmadığını, bir taziyesi olduğunda onu yalnız bırakmadığını, düğünde mahallelinin el birliğiyle düğün sahibine yardımcı olunduğunu, bir yere gittiklerinde evin anahtarının rahatlıkla komşuya bırakıldığını, mahalle esnafının nasıl kalkındırıldığını, mahalledeki sevgiyi, saygıyı, sabrı, hoşgörünün hayatı kolaylaştırdığını anlatmalıyız.

Mahalle kültürünün yaşatılması adına elini taşın altına koymak, bu konuda benim de fikirlerim var diyen varsa Battalgazi Belediyesi Kültür Müdürlüğü ile iletişime geçebilirler. Aynı zamanda şahsıma ait olan dedekavagi@hotmail.com adresine mail atılırsa fikirleriniz değerlendirilerek hayata geçirilecek projeleri gerekli yerlere ulaştırırız.

Kalın sağlıcakla

Yorum Gönder