LOZAN’DA MİLLİ KİMLİĞİMİZ NASIL YOK EDİLDİ?

Bazen düşünüyorum da, Osmanlı torunu bir millet olarak, ülkemize karşı içten ve dıştan kurgulanan birçok sinsi tuzak ve tehlikelere karşı bir kısım insanımız nasıl olur da böylesine duyarsız, ilgisiz kalıyor ve sanki hiç bir şey olmamış gibi ülkemiz üzerimizde oynanmak istenen oyunları ve tuzakları görmek istemiyorlar?

Birinci Dünya savaşında, Osmanlının Hıristiyan Haçlı devletleri tarafında parçalanıp yıkılmasından sonra, 1923’ten 2002 yılına kadar, 80 yıl boyunca ülkemizin nasıl bir müstemleke devleti gibi sömürüldüğünü ve buna karşı gelen bazı siyasi iktidarların ise nasıl darbelerle veya satılmış bazı görsel medya ve yazılı basın yolu ile baskı altına alınıp nasıl iktidardan düşürüldüğünü milletçe hep gördük ve izledik...

Peki iyi de, milletimizin oldukça önemli bir bölümü, nasıl olurda ülkemize ve milletimize karşı kurulan bu sinsi tuzak ve tehlikelerin farkına bir türlü varamıyor dersiniz?

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine İstanbul şehitler köprüsüne giderken, cadde ve sokaklarda bazı marketlerin ve bakkalların önündeki kalabalıkları görünce gerçekten utandım. Ülkemizin tehlike ile karşı karşıya olduğu o gecede, birileri marketlerde poşetlerini makarna ve gıda ile doldurmanın derdindeydiler...

Evet, eğer o gece, milletimiz çıplak elleri ile o şanlı direnişi göstermeseydi, ülkemiz her an parçalanabilirdi. Fakat maalesef birileri o gece bunu görmek istemediler ve marketlerde poşetlerini doldurmanın derdine düştüler...

Peki, kimler bu bir kısım milleti böylesine milli duygulardan yoksun, maneviyattan yoksun, devletini, milletini, ezanlarını, bağımsızlığını düşünmeyen ruhsuz bir millet haline getirdi acaba? İşte milletçe bu sorunun cevabını mutlaka düşünmek ve bulmak zorundayız...

Evet, işte bu söz konusu çarpık durum karşısında, vatanına, milletine, bayrağına, dinine ve ülkesinin bağımsızlığına karşı duyarlı olan insanlar olarak, başımızı ellerimiz arasına alıp da şöyle bir aklıselim şekilde düşündüğümüzde, asıl gerçekler su gibi bir bir karşımıza çıkıyor ve asıl gerçekleri anlıyoruz...

Çünkü 1923’te (Lozan Masasında) millet olarak bizi öylesine bir değişim ve dönüşüme tabi tutular ki; millet olarak bu tahribatı görmememiz için yıllarca önümüze birçok engeller koydular...

BU MİLLETİ NASIL DÖNÜŞÜME TABİ TUTULAR?

1-Evet, biz Müslüman bir millet olarak evlenirken, Hıristiyan İsviçre medeni hukukuna göre evleniyoruz. 2- Bir suç işlediğimizde yargılanırken, Hıristiyan Almanya hukukuna göre yargılanıyoruz. 3- Ve Cezalandırılırken, Hıristiyan İtalya’nın ceza yasasına göre cezalandırılıyoruz. 4- Millet olarak İdare edilirken, Hıristiyan Fransa idari sistemi ve hükümlerine göre idare ediliyoruz. 5-Müslüman bir millet olmamıza rağmen, giyim ve kuşamımız aynen Batılılar gibi dayatılmış ve onlar gibi giyiniyoruz. 6- Tarihimiz ve Kültürümüz unutturulmuş, 94 yıllık nesillerimiz topyekûn Hıristiyan batılı bir kültürle yetiştirilmiş...

Evet değerli okurlarım; Osmanlı gibi bir milletin  Müslüman torunlarının nasıl adım adım öz benliğinden uzaklaştırılıp adeta bir Hıristiyan gibi şekillendirildiğinin farkında mısınız???

Birinci Dünya savaşı sonrası, 1923’te Lozan anlaşmasından sonrası, İngiltere (Avam Kamarasında) bazı milletvekilleri (Vinston Churchill’e) tepki göstererek, biz Osmanlıyı zor yıktık, sen nasıl olurda Türkiye’ye bağımsızlık hakkı tanıdın diye tepki gösteriyorlar..

Ve Vinston Churchill, kendisine tepki gösteren milletvekillerine hitaben şu açıklamada bulunuyor: evet,  Türklere bağımsızlık tandım, ama anlaşmada onlara öylesine şartları kabul ettirdim ki, 50 yıl sonra onlarda aynen bizim gibi olacaklar. Onlar değil, biz kazandık...

 

 

İşte (Vinston Cururchill’in) Lozan anlaşmasında masada milletimize dayattığını söylediği ve milletimizin çoğunun da bilmediği LOZAN anlaşmasının acı bilançosu:

1-%99’u Müslüman olan Türkiye’de Hilafet ve Halifelik kaldırıldı. Oysaki yıl 2017, İngiltere’de halen Krallık var. Belçika’da Karalık var. Vatikan da Papa bütün Hıristiyan alemini idare ediyor...

2-İlim medreseleri ve bütün takke ve zaviyeler kapatıldı, fakat Mason dernekleri yeniden açıldı ve kimsede ses çıkmadı...

3-Bu milletin tarihin de, Osmanlının sınırlarını 24 milyon Km2'ye kadar genişleten Osmanlı Padişahlık makamı, yani padişah, Halife ülke de kovuldu Hıristiyanların istekleri üzerine...

4-Ezan asılıdan değiştirilerek, Türkçe okundu...

5-Osmanlı dönemi İlim yuvaları, Medreseler kapatıldı, İslami Kur’an harfleri yasaklandı...

6-İslam Takvimi kaldırıldı, Hıristiyan Dünyasının takvimi kabul edildi...

7- Camiler depo, ahır haline getirildi ve yer yer bazı iller de camilerin mülkleri satıldı...

8-Padişahlar ve din büyükleri irticacı, yobaz olarak halka lanse dildi ve yeni yetişen nesillere yalan bir tarih öğretildi...

9-Birileri aydın adı altında, Kâbe Arabın olsun, bize Çankaya yeter dediğinde alkışlandı...

10-Müslümanların Cuma günü tatili kaldırıldı ve Hıristiyanlar gibi Pazar günü tatil oldu...

11-Askeriye’de Orduları her hangi bir savaş durumu karşısında dini konularda motive eden mevcut olan Alay müftüleri kaldırıldı...

12-Şehirlerin her bir köşesinde, çalışmadan, üretmeden parayla para kazanan faiz bankaları açıldı...

13- Her şehir’de mutlaka bir genelev, yani fuhuş evleri açıldı...

14-Sarık,  çarşaf gibi islami kıyafetler yasaklandı ve İskilipli Atıf Hoca gibi, İtalyan ve Yahudi Şapkası giymediler diye binlerce alim ve insan idam edildi...

15-Kemahlı Ebu Hoca mezarından çıkarılarak, millete ibret olsun diye, ölmüş bir hoca idam sehpasında günlerce sallandırıldı...

16-İbrahim Hakkı Hoca, binlerce din alimi ve suçsuz nice Müslümanlar, istiklal mahkemelerinde suçsuz olduklar halde mahkum edildi ve idam edildi..

Evet, işte bütün bunlar ve millet olarak daha haberimizin olmadığı daha nice dayatmalarla, bu millet adım adım öz benliğinde dönüştürülerek, bütün milli ve manevi değerlerine karşı duyarsız kaldı ve ne lazımcı olarak yetişti...

İşte 80 yıl boyunca bizi sömüren batı Hıristiyan Dünyası, 2002’den sonra Türkiye’nin kendi ayakları üstüne kalkmasını ve şu anda %70 yakın kendi savunma ihtiyaçlarını kendisi üretmesi karşısında adeta çılgına döndüler ve işte bu nedenledir ki, ya Türkiye’yi tekrar diz çöktürüp sömürmeye devam etmek istiyorlar veya Suriye ve Irak gibi parçalayıp küçültmek istiyorlar...

Evet değerli okurlarım: gün, siyasi bazı küçük hesapların peşine düşüp parçalanmanın zamanı değil, milletçe birleşip birlik ve beraberlik içinde olmamız gereken bir zamandayız. Çünkü millet olarak, şu anda ikinci bir kurtuluş savaş ile karşı karşıyayız. Milletçe bu gerçeği mutlaka görmeliyiz...Saygılarımla. / lutfucaner44@gmail.com

Yorum Gönder