Necip Cengil
Necip Cengil
30 Ocak 2012
İSRAİL SEVDASINA TUTULMAK
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 27 Ocak 2012 Cuma günü Kayseri’deydim, oğlumun da içinde bulunduğu 30 genç İsrail takımının geldiği Kayseri’de, İsrail’in devlet terörünü lanetledikleri ve bu amaçla Kahrolsun İsrail dedikleri için yargılandı. Sonunda aklıselim galip geldi ve gençler beraat etti. Mahkeme İsrail’e kahrolsun demenin suç olmadığını, bir eleştiri hakkı olduğunu tescillemiş oldu. Tabi orada, mahkeme sonucunu beklerken, ülkemizin dört bir tarafından otobüslerle, gençlere destek vermeye gelenlerin toplandığı meydandaki konuşmalardan, Ankara ve Diyarbakır’da da benzer davaların açıldığını duydum. Kayseri’deki davanın neticelenme şekli umarım onlara da yansır.

Davanın bu şekilde sonuçlanmış olması, ülkemizi bir ayıptan kurtarmış oldu.

Davayla ilgili süreci takip ederken, birçok insanın farklı tavırlarıyla karşılaştım. Arayıp dua eden, destek verenler olduğu gibi, meseleyi önemsemeyenlerde çıktı. Mahkemenin sonucuyla ilgili arayıp, hem gençlerin tavrına teşekkür edenler, hem geçmiş olsun diyenler oldu. Bütün duyarlılıklara teşekkür ediyorum.

Asıl üzerinde durmak istediğim konu, gençlerin “Kahrolsun İsrail” demesini ırkçılık olarak gören, her şeyi bilen ve üst perdeden akıl veren bir yazarın veya onun gibi düşünenlerin içine düştüğü acınası haldi. “Beni şimdi anlamazsınız ama sonradan bana hak vereceksiniz” diyen o satırları okurken, feraset sorgusu yaptım. Bizim mahallenin şöhret basmağı döşediği kimi insanların içine düştüğü acıklı haller seyahatine çıktım. Ve hiçbir Müslüman’ın, İsrail’ e kahrolsun derken, aslında Yahudi inancına veya ırkına kahrolsun demediğini, bir devlet terörünü lanetlediklerini anlayamayacak dereceye düşen yazarın ve benzer düşüncedeki insanların bir an önce bir bakış ve zihniyet formatına ihtiyaçlarının olduğunu düşündüm.

Aklı başında hangi Müslüman İsrail’e kahrolsun derken Yahudi inancını veya ırkını lanetlediğini söyleyebilir veya ırkçılık yapabilir? Demek ki bu gençlere bu şekilde yaklaşanlar, bu mahallenin tek akıllısı olarak kendilerini görüyor. Kendilerinden başka kimsenin yol yordam bilmediğini düşünüyor. Bu gençlerin zulmü lanetlediklerini kabullenemiyor. Öyle bir “light zihniyet” büyütüyorlar ki içlerinde, bu tavırlarının toplumu tepkisizleştirmek isteyenlerin projelerini besleyeceğini göremiyor. “Sen ve rabbin gidin savaşın” diyen bir sürece hizmet edecek tepkisizleştirme projelerine karşı projeler geliştirmek gerekliliğini göremiyorlar. Zira “en akıllıları oynamak” bazı insanların ferasetlerini kilitliyor. Öyle ki kardeşlerine karşı “kardeşliğe yakışmayacak düşünceleri büyütmek” yoluna gidiyorlar. Bu konuda hiçbir kesim kardeşliğe helal getirecek bir yola girmemelidir. Hele “İsrail sevdasına tutulmak” olarak algılanabilecek bir tavrı büyütmek hiçbir kardeşe artı değer kazandırmayacaktır. Artı değer; insana değer vermek, kardeşe kardeşçe yakınlaşmak ile elde edilir.

Kardeşlerine yakınlaşmak ve onları anlamaya çalışmak seçeneği yerine, gerçekten bebek katili olan, gerçekten insanlık katili olan, tescilli katilliği her aklı başında insanın tepkisini çeken İsrail’i anlamaya kafa yormak bir insanlık kaybıdır. Zira bugün İsrail devletine egemen olan zihniyet, geçmişte Yahudi inancına sahip insanlara zulmedenleri değil yalnızca Müslümanlara zulmetmektedir. Değişik ülkelerde Müslüman avına çıkarak, Müslüman liderlere suikast düzenlemektedir.

Eğer katil olmak seçeneğini sürekli diri tutan İsrail sevdası birileri için kardeşlerini anlamaktan, anlamaya çalışmaktan, onlara destek olmaktan daha önemliyse, kendilerine mübarek olsun. Kardeşlerine öylesine şartlı yaklaşıyorlar ki, onların zulmü lanetlemelerini bile ırkçılık diye kafalarından, yüreklerinden geçirebiliyorlar, Allah verdiği aklı doğru kullanmayı nasip etsin. Tez zamanda aklıselime kavuştursun. Tez zamanda kardeşlerine önem verme uhuvvetini içlerine egemen kılsın. Bir hizip kardeşliği üretmeyi değil, İslâm kardeşliğini işletmeyi hepimize nasip etsin. Sorun İslâm kardeşliğinin hoşnut olunacak şekilde işletilememesinde, rabbim hak ve batılı ayırt etme ferasetini hepimize bahşetsin.

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Okunma:
141 Kez
YAZARIN DİĞER YAZILARI
KÖŞE YAZARLARI
Necip Cengil
Necip Cengil
GEÇMİŞİN ATEŞİNİ YAKMAK
Mehmet Çelen
Mehmet Çelen
Malatya Belediye Başkanlığı “Malatya’nın Tarihi” kitabını yayımlamalıdır
Hasan Dündar
Hasan Dündar
KOLONİLEŞEN ZİHİNLER - 2
Lütfi Caner
Lütfi Caner
Her Şeyin Başı Sağlık
Mehmet Zeki Dinçarslan
Mehmet Zeki Dinçarslan
İSTİŞARE KÜLTÜRÜ
Nurettin Gür Ozanoğlu
Nurettin Gür Ozanoğlu
TARİHİ GERÇEKLER
Ramazan Kuş
Ramazan Kuş
CAN EMNİYETİNDE İKİ FARLI MEDENİYET – 2
Ömer Çelik
Ömer Çelik
CAFERİN ÇİLESİ
Levent Köksal
Levent Köksal
DEMEK Kİ OLUYORMUŞ
Suat Şenkul
Suat Şenkul
İTİNA İLE KAN EMİLİR!
Yasin Doğan
Yasin Doğan
Hep Birlikte Hayır!
Resmi İlanlar
Tüm Hakları Saklıdır © 2009-2012 Malatya Net Haber Gazetesi ▪ 13 ziyaretçi çevrimiçi.
İletişim : Akpınar Mah. Aslantepe Cad. Karaaslanlar Apt. No:17/1 Malatya Telefon-Faks: 0422 325 40 52 – 0422 324 08 08  - Eposta: malatyanethaber@hotmail.com
Yazılım-Sistem Yönetimi: MEDYA İNTERNET Tasarım: ÖMER FARUK ER SİTEMİZ İHLAS HABER AJANSI ABONESİDİR SİTEMİZ ANADOLU HABER AJANSI ABONESİDİR