Hasan Dündar
Hasan Dündar
17 Şubat 2012
LİDER GANNUŞİ İLE…
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

  Eğer Tunus’ta devrim olmayıp Sayın Gannuşi ülkesine dönmeseydi belki de çeşitli yayın kuruluşların yayınlarında makalelerini okuduğumuz bir entelektüeldi. Şimdilerde ise dakikası bile boş olmayan bir gayri resmi cumhurbaşkanı gibi. Devlet başkanları, Başbakanlar, bakanlar ve de herkesim ve kesitteki insanların ziyaret ettiği bir lider.

  Kendisini Nahda’nın genel merkez binasın da ziyaret ettik. Akşam saatleri idi. Onlarca konuğunu ağırlamış, onlarca görüşmeyi bitirmiş ve evinde yapılacak yeni bir toplantıya gitmek üzereyken bizi kabul etti.70 yaşın da dakikası bile boş olmayan bu “ihtiyar delikanlı” bayağı yorgun gözüküyordu. Bu kadar yorgunluğun üstüne bizde bir fazlalık oluşturmamak için çok zorlamadık. Tanıştırma faslından sonra, devrimlerini ve zaferlerini Tunus’lular için dualarımızı ilettik. Kendileri de aynısı ile bize mukabele etti.30–31 Martta BİLSAM’ın yapacağı “Küresel dönüşümün yönü Kaos mu Özgürlük mü? Adlı sempozyuma kendilerini davet ettik. Kısa ve öz görüşmeden sonra müsaade alıp ayrıldık. Asansörü beklerken kendileri de çıkıyorlardı ve beraber asansöre binip aşağı indik. Asansörün minicik kabininde yan yana iken ülkemizdeki koruma orduları ile dolaşan devlet yetkilileri aklıma gelmedi değil. Hatta dışarı çıkarken sadece şoförü vardı. Çok rahat, sade ve doğal bir insan ve liderdi Sayın Gannuşi.

  Gannuşi Tunus’ta kabul gören ender liderlerden birisi idi, hatta en çok kabul edilen bir lider olmasına rağmen devlet yönetimi v.b hiçbir göreve sıcak bakmıyordu. Hatta hükümetin oluşturulduğu dönemde bir akrabası bir bakanlığa getirilmek istenmiş fakat diğer koalisyon ortaklarından tepki gelince başka bir dava arkadaşını o bakanlığa getirmiş. Nahda bağlıları isterse bir görevi olsun ya da olmasın Gannuşi’nin yerini ve değerini elbette biliyorlardı. Fakat sokakta görüştüğümüz vatandaşların birisine “Sayın Gannuşi’nin siyasi görevi var mı? Ya da Tunus’taki rolü nedir? Diye sorduğumuzda, bayağı ilgincimize giden şu cevabı verdi.”Sayın Gannuşi’nin güya hiçbir siyasi görevi yok ama bir gün Mısır’da bir gün Türkiye’de, bir gün başka ülkede. Kendisini ziyaret eden başbakan ve bakanların sayısı bilinmiyor. Bu nasıl bir görevsizlikse ben de anlamadım.” diyordu.

  Tunus’lular bugünlerde gerçekten özgürlüğün tadını çıkarıyorlar dersek hiç abartmamış oluruz. Zulum kalınlaştığı yerden kopmuştu. Nasıl Tunus bir sömürge ülkesi olmaktan kurtulmuş ve Burgiba zamanın da bestelenmiş Tunus milli Marşı'nı yazan şair Ebu el-Gasım el-Şabbi'nin dediği gibi:

“Bir gün halk isterse eğer,
Mutlaka karşılık verir kader,
Gecenin şafağı söker
Ve prangalar parçalanır gider!”

  Evet, prangalar parçalanmış şimdi devralınan devlet mekanizması ıslah edilerek yarınlarda “Yaşanabilir bir Tunus” için kollar sıvanmıştı. Hedef “ Özgürlük, Barış ve Kalkınma “ idi. Gannuşi diyordu ki : “İnsanlar, ortak bir vatanın özgür vatandaşları olduğu ve barış içinde birlikte yaşamaktan başka çıkar bir yol bulunmadığı hususunda anlaştıklarında, herkesin eşit haklara sahip olmasını ve ortak çıkarlarını garanti almasını sağlayacak ilkeleri demokratik sistemde bulabilirler. İslâm bütün insanları, tek bir Rabbin yarattığı, aynı atadan gelen kardeşler olarak kabul eder. Onları iyilikte yardımlaşmaya, birlik olmaya ve adalet, iyilik ve şûra temeli üzerinde ilişkiler kurmaya çağırıp, şirkin kardeşi olarak gördüğü zulümden de sakındırır.”

  Tabi bunları söylerken, Tunus’tan ve Gannuşi den rafine bir İslamcılık bekleyenlerin belki de duymak istemeyeceği şeyleri Sayın Gannuşi yıllar önce söylemiş ve yazmıştı: “İslami hareket mensuplarının halen partisel çoğulculuk ve demokrasinin İslamileştirilmesi gibi konularda tartışarak, şu ya da bu partinin kapatılması ya da dışlanmasını istiyor olduklarını görmek, öbür taraftan de vatandaşlar arasında ayrımcılığa gidilerek vatandaşların eşit haklara sahip olmalarını tartışmaya açtıklarını seyretmek son derece üzücüdür. Bu tür bir İslam anlayışının toplumlarımızda iç savaşlardan başka şeye yol açmayacağını ve baskının, zulmün ve dışlamanın bu kez İslam adına yapılmış olacağını nasıl görmezden gelirler?  “

  Hatta diyor ki:”Bu durum, İslamcılara, kutsal bir slogana sahip olmalarının kendilerine iktidarı getirmesinin mümkün olmadığını, iktidara gelmenin başka şeylerle mümkün olduğunu göstermiştir.  Bunun sonucu olarak da birçok İslami yapılanma ve cemaat, adalet, kalkınma, uyanış (Nahda), mutluluk (Saadet), Refah, Orta yol (Vasatiye-Mısır'daki Vasat Partisi'ne atfen) gibi insani değerlerden çıkarılmış siyasi semboller seçmişlerdir. Bu yaptıklarından dolayı İslamiliklerinden herhangi bir şey kaybetmemişlerdir. Zira İslam, fikri, felsefi, değerlere ilişkin ve fıtri bir düşünce sistemidir. Dolayısıyla İslami harekete sempatiyle bakanlara slogan ve ateşli konuşmalarla değil, insanlara hizmet götürme, onların sorunlarına sahip çıkma ve haklarını korumayla hitap etmek gerekir. 

  Başka bir yazısında şöyle diyor.”Bizim projemiz sadece bize ait bir özgürlüğü ve istibdat makamlarının dönüşümünü savunmaktan öte bir şeydir. Biz herkes için bütün Tunus’lular için uluslar arası düzeyde özgürlük istiyoruz. Özgürlüğe, kültürel çoğulculuğa ve dünyanın bir tek geleceği olduğundan hareketle cennete dönüşeceğine inandığımız bir dünyaya çağırıyoruz.”Çünkü “Yapacaklarımızdan eminsek eğer insanlara “önümüzdeki kış İslam devletini kuracağız” şeklinde müjde vermemeliyiz.”seçimlerden sonra İslam devleti kurulacak” dememeliyiz. Ancak bizim kazanmamız halinde memleketin daha iyiye gideceğini birçok sorunun çözüleceğini vaat edebiliriz.”

  Tunus devriminden edineceğimiz birçok ders olduğu gibi yardım edeceğimiz epeyce de husus var. Mesela

  Ümitsizliğe düşmeden illaki bu iş bizim elimizle gerçekleşecek inadını bırakarak zamanın ruhuna uygun topluma karşı sosyal sorumluluğumuzu yerine getirme tecrübesinden istifade edilebilir. İslami ilimler, Kuran okulu, ahlaki erdemlilik, cami ve cemaate devam ve kardeşlik hukukunu korumak konularında zor zamanların tecrübelerinden istifade edilinebilinir. Özellikle dil eğitimi, entelektüel boyut ve okuma konularında tecrübeler paylaşılabilir. Siyaset ve İslami hareket birbirinden nasıl ayrı tutulur ve nasıl çalışılır. Tunus’un bu pratik tecrübesi izlenip istifade edilebilinir. Toplumsal barış için birlikte yaşam tecrübesi paylaşılabilir. İnsanlarımızın değeri bilinerek kardeşlik hukuku korunarak kendimizi İtaate alıştırmamız lazım. Tecrübesi paylaşılmalı. İslami hareket içerisinde her türlü düşünceyi ve insan tipini barındırma tecrübesini kazanabilmeli tecrübesi paylaşılmalı

  Yardım edeceğimiz hususlar ise: Geçmişte birçokları başta Afganistan’a, Çeçenistan’a Bosna’ya v.b yerlere giderek cihada katılıp fiili destek verdiler. Şimdilerde de devrim gerçekleşen ülkelere gidilip dışişlerimizden onaylı bir şekilde katkılar yapılabilir.

Mesela Particilik,siyaset ve seçim konuların da eğitilmeye ve yön gösterilmeye çok müsait bir ortam var.Hali vakti yerinde olan yada emekli olup hala genç kardeşlerimiz yaşamın ucuz olduğu bu ülkeye gidip “siyaset,seçim ve STK pratiklerini paylaşarak öğretici olabilirler.Hareket pratikleri olarak paylaşımlar yapılabilir.Ülke Gençleri ile ortak programlar yapılabilir.Yani modern zamanlarda cihadı yeniden düşünmek için fırsatlar ülkesi Tunus. Eski zamanlarımızın eskimez deyimi ile “Tunus’lu kardeşlerimizin size çok çok selamları var… Kalın sağlıcakla… Selam ve dua ile…

 

BU YAZIYI PAYLAŞIN!
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Digg'de Paylaş Del.icio.us'ta Paylaş Google'da Paylaş Yahoo'da Paylaş Technorati'de Paylaş
Okunma:
127 Kez
YAZARIN DİĞER YAZILARI
KÖŞE YAZARLARI
Necip Cengil
Necip Cengil
GEÇMİŞİN ATEŞİNİ YAKMAK
Mehmet Çelen
Mehmet Çelen
Malatya Belediye Başkanlığı “Malatya’nın Tarihi” kitabını yayımlamalıdır
Hasan Dündar
Hasan Dündar
KOLONİLEŞEN ZİHİNLER - 2
Lütfi Caner
Lütfi Caner
Her Şeyin Başı Sağlık
Mehmet Zeki Dinçarslan
Mehmet Zeki Dinçarslan
İSTİŞARE KÜLTÜRÜ
Nurettin Gür Ozanoğlu
Nurettin Gür Ozanoğlu
TARİHİ GERÇEKLER
Ramazan Kuş
Ramazan Kuş
CAN EMNİYETİNDE İKİ FARLI MEDENİYET – 2
Ömer Çelik
Ömer Çelik
CAFERİN ÇİLESİ
Levent Köksal
Levent Köksal
DEMEK Kİ OLUYORMUŞ
Suat Şenkul
Suat Şenkul
İTİNA İLE KAN EMİLİR!
Yasin Doğan
Yasin Doğan
Hep Birlikte Hayır!
Resmi İlanlar
Tüm Hakları Saklıdır © 2009-2012 Malatya Net Haber Gazetesi ▪ 15 ziyaretçi çevrimiçi.
İletişim : Akpınar Mah. Aslantepe Cad. Karaaslanlar Apt. No:17/1 Malatya Telefon-Faks: 0422 325 40 52 – 0422 324 08 08  - Eposta: malatyanethaber@hotmail.com
Yazılım-Sistem Yönetimi: MEDYA İNTERNET Tasarım: ÖMER FARUK ER SİTEMİZ İHLAS HABER AJANSI ABONESİDİR SİTEMİZ ANADOLU HABER AJANSI ABONESİDİR